İçerik yayınları

rus devrimi

Rus Devrimi (1. bölüm): Tarihteki ilk kitlesel ve bilinçli devrim

İşçi sınıfının mücadelesi ve komünist devrim, bugün birçokları tarafından demode ve tarihsel deneyimle yanlışlığı kanıtlanmış fikirler olarak görülüyor. SSCB’deki devlet kapitalisti rejimlerin yıkılması ve tüm Doğu Bloğu ülkelerinin dünya ekonomik krizi girdabı içine girmiş olması, 1917 Rus Devrimi aleyhinde konuşan herkese, bu tarihsel olay hakkında yıllardır ortaya atılan eski yalanları pekiştirme şansı verdi. Bu yalanlardan biri de Rusya’da iktidarın proletarya tarafından ele geçirilmesinin kaba bir darbe, çar yönetimi altındaki geri kalmış kitlelerin Bolşevik Parti tarafından manipüle edilmesi olarak temsil edilmesidir. Şimdiye kadar birçok yazımızı devrimin doğasına ve Rusya’daki karşı-devrime ayırdık [1]. Bu yazıyla başladığımız seride ise, proletaryanın bu deneyiminin ve onun devrimci örgütlenmelerinin temel yönlerini incelemek ve derinleştirmek istiyoruz. Bu bağlamda, ilk olarak, 1917 Rus devriminin, savaşa ve kapitalizme karşı gelişen uluslararası ayaklanma dalgası çerçevesinde, esas olarak proletaryanın kolektif işi olduğu ve tüm kısıtlarına rağmen işçi sınıfının kendi kaderini kendi ellerine alma kapasitesini anlamada bize yardımcı olacak derslerle dolu olduğu gerçeğini ele alacağız. Takip eden yazılarda ise Bolşevik Partinin 1917’deki rolüne tekrar döneceğiz ve ardından devrimin yenilmesine ve Rusya’da kapitalist karşı devrimin galip gelmesine bakacağız.

Kronştad dersleri

Sol işçi sınıfını nasıl savaşa sürükledi Yetmiş iki yıl önce 1936 Mayıs’ında, ekonomik kriz ve savaş ekonomisinin gelişmesinin kışkırttığı artan sömürüye karşı, kendiliğinden bir dev işçi mücadelesi dalgası patlak verdi. Aynı yılın Temmuz ayında İspanya’da işçi sınıfı, Franco’nun askeri isyanına karşı anında bir genel grev başlatarak ve silaha sarılarak karşılık verdiler. Aralarında en çok tanınanlardan Troçki gibilerinden bulunduğu bir çok devrimci bu olayları yeni bir dünya devrimci dalgasının başlangıcı olarak yorumladı. Aslında kalabalıkların coşkulu desteği, mevcut güçlerin yüzeysel bir yorumu ve bazı söylevlerin “radikal” doğası tarafından yanlış yönlendirilmişlerdi.